Maker - 1-91 EP (2009)

Posted by Dead FM On 15:53 0 yorum
Haziran 2010, DeadFm için fiili pop punk ayı oldu. Birkaç takipçiden bu nedenden ötürü özür dilerim. (..) Bu ay civarında ilk uzunçalarlarını çıkarmayı planlıyor Masaçusetsli bu altın oğlanlar. Melodiğinden hardcore'a kayan bir yanları var -esasen Transit'e oldukça benzer bir iş çıkarıyorlar; sadece emoş alacakaranlıklardan çok, en sevdiğiniz hemcins arkadaşınızla koyun koyuna, umrunuzda olmayan dostane bir eşcinsel çekime gebe coşkulu rakı gecelerine yakışır bir kayıt bu. Bir kaç yerde keyifli breakdownlar mevcut. Beğeniyorum.

Direct Hit! - #4 EP (2010)

Posted by Dead FM On 12:04 0 yorum
Ne saçma bir albüm 'artwork'ü değil mi -gerçi bize ne? Nihayetinde Direct Hit, bu senenin en iyi pop punk marşlarını yazmış; mesele bu. Son aylarda dinlediğim en sing-a-long kayıt. Ve son yılların yeni ve sert pop patlamasının çizgisinde, kontrollü ve fakat kontrolden çıkmaya meyleden, ikili/üçlü-birarada bağırmalar, düşmeyen davullar, çift gitarın derinliği ve melodik yollarla içe işleyen bir kısaçalar. 'Bir şeye' aşık ve elde küçük şişe viskinle, sokak sokak, kol kol-omuz omuza, böğrümüzü seve seve parçalamaya hazırken dinlemeli ve söylemeliyiz; sen-ben beraber.

No Motiv - Diagram for Healing (2001)

Posted by Dead FM On 13:02 0 yorum

Tamam, her zaman kıyıda köşede kalmış işler mi yüklemek zorundayım -zor bulunabilecek bir albüm, bilmediğimiz bir ekip değil ama bu albümle geçen koca ve sımsıcak bir yazın hatırası bugünlerde ısıtıyor vücudumu; paylaşmak zorunda hissettim. Tepemde, yerinden çıktı çıkacak bir pervane; tuborg, gerilla, azgın ve halinde bitkinlikten eser olmayan bir kalp ve fazlasıyla 'motiv' günler. Kıymeti kendinden menkul ve iz bırakmamacasına yok olduğunda ruh acıtacak cinsten gereksiz ve doyasıya bir güçlülük hissiyatı tattıran bir ruh halindeyim, farkındayım, ama şu albümün Muğla'nın sıcağı, cırcır böcekleri ve horoz ötüşlerinin ortasında yüreğimi yörüngesinden fırlatmasına az kaldı -sizin de ortak olmanız lazım; her ne kadar bütünüyle farklı coğrafi ve zamansal bir düzlemde katılacak olsanız da buna ve bana, 'Diagram for Healing' vasıtasıyla.

Mixtapes - Maps (2010)

Posted by Dead FM On 18:27 0 yorum
Gökteki yıldızların en parlağının sonunda ısıtmaya başladığı günler için: Şurada bir hamağımız olsa. Çayırda salıncak. Kafamda karpuz. Meyvenin suyunu ellerimizle çıkarıp yapış yapış dolansak avare. Düşünü kurmak bile güzel.

Denizler -Kaypakkaya da aralarında, '69 Mayıs 1'ini top oynayıp güreşerek karşılaşmışlar. Buzu kırıp yolu açanın ve açanların kümülatif birikimine tekabül eden tarihin sıradanlığına vuruluyorsun. Tarihin kendisi devrimcidir. Devrimci olan ve devrimci kopuşa yol verense beklenmeyen bir çatlaktan sızıyor olduğunu dahi çoklukla farketmediklerimizin birdenbire alev almasıdır. Uzaklardan sanırız, ama esasen hemen yöremizden esen yelin, nedeni ve nasılını çok sonradan anlayabileceğimiz şekilde fırtınayı beslemesidir.

Mixtapes'in coşkulu bahar marşlarını dinlerken yalın olanda saklı ulviyet potansiyeline hayran kalıp, duyargalarını 'biraz' daha fazla açmak için gayret ediyorsun. Şimdi herşey biraz daha anlamlı.

Tigers Jaw - Tigers Jaw (2008)

Posted by Dead FM On 01:04 0 yorum
Aylarını tatile ayırma lüksü bulunan gençlerin ıslak yaz rüyası bu albüm -küçümsüyorum sanılmasın; bahsettiğim gençler, elbette, iskele kıyısında o kızı ve yıldızları ve ucundan da olsa hayatı düşünüyor olanlar. Acayip; genç Weezer'i dinliyormuş hissi alıyor insan. Aslına bakarsan, Tiger's Jaw'un çocukları da çok 'küçük' henüz -on sekiz civarı yaşlardalar (bu manada, biraz da Squirrel Bait'e benzemiyor değiller).

Klavyeden kaynaklı yumuşak pop temaslarından yer yer, doksanlı yılların emo sesi ile 'alternatif rock'ın kesiştiği yerlere uzanabilen çok geniş bir skaladaki tonların uyumunu bu kadar güzel yakalayabilmiş olmalarına şaşırıyorsun. Elmas bir kayıt sahiden.

Transit - Stay Home EP (2009)

Posted by Dead FM On 03:50 3 yorum

Şöyle bir uğrayıp geçenler ve ete kemiğe bürünememiş ihtimallerin soluk anıları şerefine dinliyorum Stays the Same'i bu günlerde: "Ruhuna el Fatiha!". Hortlakları uzak tutmak her zaman mümkün olmuyor işte.
2009'da bir de bunlar vardı işte. Pop punk vokaller ve güzel davulların üstünden stüdyoda baya optimum bir biçimde geçmişler. Prodüksiyonu başarılı bir albüm olmuş. Düşer kalkar bir iş; ayrılıkla başlangıçların arasında bir yerde ruh hali -o temiz çıkışı ararken.
Bu sene çıkardıkları Bodies of Water ile genç yüreklere taht kuran çocukların 2007 çıkışlı ilk EP'leri. İkinci şarkı 'What if it Wasn't' -kimi yerlerde 'Staring Problem' diye de geçiyor- hakkında ne düşünürsünüz bilemem; sözler oldukça bayat, çıkardıkları sesler ise "tatlı" ve komik pop punk'a kayıyor. Fakat kayıdın geneline, grubu 2000'ler sonrası melodik hardcore'u altında klasifiye etmemizi sağlayan dinamik öğeler hakim.

Second - Arkana Bakma (2009)

Posted by Dead FM On 14:02 2 yorum
1999-2001 arası İstanbul pop punk patlamasından, sesi güne ulaşan tek tük ekipten biri; o vakitten bu yana uzaktan takip ediyorum. Bir süre sesleri solukları çıkmadı. Bir ara myspace'te süslü grup fotoğraflarını gördüm. Tavır benlik değil; hedefler anlaşılan yüksek -her zaman yüksekti? Fakat hala hoş işler yapmıyor değiller. Belki bir kaç seneye kalmaz -şayet 'hype' yardımcıları olur, zaman lehlerine işlerse koca sahnelerde bile görebilirsiniz. O vakte değin izlemeye devam ediyor olacağım sanırım.

Interpunk'a vermişler bu kayıtlarını -Interpunk'ta Türkiye'den bir grup görmek ilginç oldu-; edindim, dinliyorum da bir aydır falan. Temiz bir iş. Şarkılardan bir kaçı görece eski, bir kaçını ise ilk defa burada dinledim. EP'nin zayıf halkası şarkı#4, zirvesi ise 'Arkana Bakma'. Dönemdaşları gruplar arasından skavari öğeleri barındıran bir kaç gruptan biri olmalarını ise seviyorum -'Balıklı Rum, Balıkçı Ruhum' o damardan bir şarkı.

Osker - Idle Will Kill (2001)

Posted by Dead FM On 12:38 0 yorum
Osker diskografisinin ikinci ve son albümü. Devon'ın on sekiz yaşındaki sesinin üzerinden neredeyse on sene geçmiş -kendisi de otuzuna geliyor. Ben on sekizimde -tıpkı pek çoğumuz gibi, olduğumun olabildiğine fazlasını göstermeye çalışırken Osker'in bu sahiciliği ve olduğunun bizzat kendisi biçiminde görünme hali, benim bu albümü esas sevme nedenimdir. A-tarafındaki muhteşem şarkılar da cabası.
boysetsfire'ın sesi Nathan ve gitardan Josh, The Casting Out ismi altında biraraya geldi ve geçtiğimiz senenin ikinci yarısında muhteşem bir albüm çıkardı. BSF'nin işleri ile hiç bir alakası olduğunu söyleyemem; pop punk tınılarından süratli ve sert ritmlerle dolu yakalayıcı gitarlara uzanan oldukça sağlam bir punk albümü olmuş Go Crazy. Gerçi yalnızca Nathan Gray'in sesi bile dinlenebilir kılardı sanırım. Bir deniz kıyısında yahut kuru bir şehrin nemsiz ve ayazlı gecelerinde, aklında o çocuğun kokusu varken, o kızın hatırası beynini yerken dinleyeceğin şarkılar var. Yaz gelmeden dinle; çünkü çekilmez vakitler yaklaşıyor..
Posted by Dead FM On 22:12 0 yorum
Good Luck
Into Lake Griffy
2008


Albümün sesini tanımlamak için 'Plan-It-X tarzı' dersem hata etmiş olmam. '90lı yılların ikinci yarısından bu yana Amerika punk'ının kimi en özgün gruplarına ev sahipliği yapmış bu label'ın son yıllarına damgasını vuran 'folk punk' ekiplerine özgü neşeli ve melankolik, temiz ve basit ses Good Luck'a da sirayet etmiş. Çok güçlü bassline'lar üzerinde, yine label'ın gruplarının pek çoğunda görülebilecek türden bağırtkan ve umutlu vokaller işlenmiş. Herneyse, çok uykum var, kulağımda çılgın atarlı müziklerle uyuyacağım..
free counters

Takip Edenler

Etiketler

Hakkında