Zor iş; bir günkü setin bir diğer günküne öylesine uymasın ki, biri dünyanın en huzur dolu sonbahar-kış kreasyonu şarkıları ile doluyken, diğerinde ateşi harlayan cinsten spastik hardcore gitarlarıyla yürek parala. İki ucun dönüp kenetlendiği nokta ise, Pygmy Lush'ın yemeğinin daima az yağlı olduğu gerçeği. pg.99'ın ardılı bu eşoğlueşekleri 2007'nin sonuna doğru, Bitter River'ı basmalarının ardında keşfetmiş; aynı albümü blogda paylaşmıştım. Mount Hope ile yükselttikleri çıtanın etrafında bir uğrak noktası bu split. EP'nin diğer yarısını teşkil eden Turboslut'ı ise myspace'lerinden bilirdim -geride bıraktığımız yıl, Pygmyler ile bolca turladılar. Müzikleri pek benlik değil açıkçası; tuhaf, ritmi bozuk garage sesleri, çekilmez bir vokal: Garip bir tamamı-kız grup.

Bibio - Vignetting The Compost (2009)

Posted by Dead FM On 12:01 0 yorum
Vignetting The Compost, muadili albümlerin hevesle tekrarladıkları bir pratiği; müziğini gök mavisini perdeleyen bulutların ardından yollayarak atmosfere gizem ve merak katma işini yapmak için uğraşmadığı anlarda daha mütevazı, daha güzel. Yatağının üstüne oturuverip çaldığın gitarınla hayal edebileyim ben seni. Güneşin doğma zorunluluğunu bana mucizevi bir hadiseymişcesine sunma; büyülenmeyeyim onun heybetiyle. Gelen günün bir ruhu ve aklı olmadığını; tarihi, verilenin biçtiği sınırlar içinde benim ve bizim yazdığımızı hatırlat müziğinle bana. Bunun aksi için uğraşmadığın vakitlerde daha güzelsin; görünümün daha olduğun gibi, sözlerin sahici.
Posted by Dead FM On 16:07 0 yorum
Owen
I Do Perceive.
2001


Kinsella kardeşlerden Mike'ın geniş diskografisinin büyük kısmına hakim değilim, fakat Tim'in sevmediğim bir kaydı yoktur diyebilirim. Her ikisinin de söz yazma hususunda olağandışı bir becerileri olduğunu düşünmüyorum fakat Cap'n Jazz kökünden doğarak yeşeren ağacın, 90'ların ikinci yarısında ikinci dalga emo'dan math rock ve yumuşak tınılı gitar pop'una kadar uzanan bir skalaya yayılan güçlü bir geleneği temsil ettiğini söyleyebilirim. Timmy'nin Owen mahlası altında çıkardığı bu ikinci albüm de, American Football'un kaydedilmiş iki işinin izinden gidiyor. İlk albümün geneline hakim olan donukluğun yerinde, biraz daha parmak şıklatmaya sevkedecek bir tempo ve akışkanlık var. Her ne kadar ilk albüm, Owen diskografisinde en beğendiğim ve uzun süreyle dinlediğim iş olsa da, gruba ilk kez dalacakların 'I Do Perceive.' ile başlamalarının daha yerinde olacağına karar verdim.
Posted by Dead FM On 19:00 0 yorum
Chris Wollard, Mike Hale
Split EP
2007


Mike Hale'i tanımam ancak Chris Wollard, siz de bileceksinizdir, Hot Water Music ve The Draft'in adamı. Wollard HWM-sonrasında güzel işler çıkarıyor. Şu günlerde de yeni grubu "Chris Wollard and the Ship Thieves" ile ilk albümünü sunuyor. Yeni indirdim; beğenirsem onu da bilahare paylaşırım.

A-tarafı Hale'in dikkate şayan sesi + gitar + yaylı birleşiminden müteşekkil. B-tarafında Wollard'ın kıtır sesinin üstüne oynak bir power pop/country karışımı var: No Exception. Yaz aylarının sonundan bu yana aralıklarla ve sıkça dinliyorum.

Aşağıda ise, Wollard ve ekibinin iki hafta önceki The Fest 7'daki No Exception performansı:


Posted by Dead FM On 23:46 0 yorum
Mount Eerie
Lost Wisdom

2008



Güzün gelişini Mt. Eerie'yle selamlıyorum. Bu Eerie'nin, Microphones'un adamı Phil Elverum'un işi olduğunu henüz bir kaç ay öğrendim -Song Islands toplamalarını pek sevmediğimi hatırlıyorum. Bu albüme ulaşmamı sağlayan vasıta ise, 90'ların sevdiğim Sub Pop gruplarından Eric's Trip'in Julie'si oldu. Julie bu albümde Elverum'a eşlik ediyor; güzel de ediyor, perde arkasından fısıldayan sesleri birbirini tamamlamış. Voice In Headphones, son aylarda en çok dinlediğim şarkılardan.
Posted by Dead FM On 22:19 0 yorum
Sundowner
Four One Five Two
2007


Şikago'nun rüzgarlı caddeleri, Lawrence Arms'ın melodikası Chris'in dost sesi.
Posted by Dead FM On 13:29 0 yorum
Lullaby For The Working Class
I Never Even Asked For Light
1997


BarNone kadrosunun incisi LFTWC, Cursive'in akraba gruplarından. Cursive'in ilk iki albümüne deli gibi sardığım 2004'ü 2005 geçe suları dinlemiştim Ted Stevens'ın önderlik ettiği bu grubu ilk defa; bayadır da dinlemiyordum diyebilirim. Ted Stevens, Cursive'in gitaristidir. Aslında bu adamın sesini, Cursive'in esas adamı Tim Kasher'dan daha çok seviyorum diyebilirim. Ted, sen uykuya dalarken sana masal anlatan abi iken Tim, dırdır edip başını şişiren tipin teki.

Banjo sesleri güzel kılıyor bu albümü. Hypnotist, Show me... ve In Honor of my Stumbling'e dikkat..
Posted by Dead FM On 17:32 0 yorum
John K. Samson
Little Pictures
1995

download

Propagandhi'nün Todd öncesi basörü/The Weakerthans vokali-gitarı John Samson'ın iki stüdyo işinden biri Little Pictures. Aslında '93 çıkışlı ilk albümü Slips and Tangles'da da mevcut bu şarkılar; ancak sizle paylaştığım versiyonu, Slips...'ten iki sene sonra G7 Welcoming Committee Records sanatçılarından Painted Thin'le bir split kasete konanlar -uf baya karışık oldu sanırım. Neyse, bu Samson'u seviyorum, sesi çok yakın geliyor bana; yakın bir arkadaşım, eline gitarı alıp çalıyor, söylüyor gibi. 17 yaş heyecanı var seste. Bu küçük albümü seversiniz umarım küçük dostlarım.
Posted by Dead FM On 02:29 2 yorum
Declan De Barra
Song of a Thousand Birds
2005

download

Bu İrlandalı'yı, G7 Welcoming Committee Records'ın ağır topu Clann Zú'nun vokali olarak tanıyorum. Geçtiğimiz sene internet sitesinden solo albümünü indiriyor, baya bir seviyorum. Myspace'ten konuşuyoruz, 'ne sıcak adam' diyorum. Tanımadığı bir şehrin işlek bir caddesinde, yerde gitar çalmaktan çekinmeyecek tipten. Hmm, bu albümde Gaelic bir şarkı yok, anadilinde söylediği bir kaç şarkıya internet sitesinden ulaşmak mümkündür. Sıkıntılı gecelerimin titrek sesi; Declan ve ben = İyi bir ikili. Sabancı Üniversitesi yurtlar bölgesinden yolluyorum frekansı.
free counters

Takip Edenler

Etiketler

Hakkında