Bibio - Vignetting The Compost (2009)

Posted by Dead FM On 12:01 0 yorum
Vignetting The Compost, muadili albümlerin hevesle tekrarladıkları bir pratiği; müziğini gök mavisini perdeleyen bulutların ardından yollayarak atmosfere gizem ve merak katma işini yapmak için uğraşmadığı anlarda daha mütevazı, daha güzel. Yatağının üstüne oturuverip çaldığın gitarınla hayal edebileyim ben seni. Güneşin doğma zorunluluğunu bana mucizevi bir hadiseymişcesine sunma; büyülenmeyeyim onun heybetiyle. Gelen günün bir ruhu ve aklı olmadığını; tarihi, verilenin biçtiği sınırlar içinde benim ve bizim yazdığımızı hatırlat müziğinle bana. Bunun aksi için uğraşmadığın vakitlerde daha güzelsin; görünümün daha olduğun gibi, sözlerin sahici.
Posted by Dead FM On 14:22 2 yorum
Ruhi Su, Sümeyra Çakır ve Dostlar Korosu
El Kapıları
1977

Sermaye düzeninin ideologlarının dört başı mamur söylemlerinin görkemi, halkın ve halkın zulüm dolu tarihini coşkun bir dile dönüştürerek aktaran Anadolu edebiyatı ile onun Ortadoğu'daki kardeş muadillerinin heybeti karşısında unufak oluyor. Ruhi Su ve Sümeyra Çakır'ın 1977'den yolladıkları frekans, halkların kurtuluş mücadeleleri tarihinin moderniteye özgü olmadığını anlatırken; günün, direnişin imkansızlığını telkin eden 'ruh halinin' saldırgan karanlığını deliyor. Onurlu bir kolektif direniş belleği, bu halkların paylaştığı ortak tarihsel zemindir. Zorbalığa ve sömürüye karşı yürütülen amansız ve kendiliğinden mücadele, bu halkların ortak tarihsel özünü teşkil eder. Garip Anadolu'nun İstanbul'dan yükselen tok sesinin bu kaydı, yüzlerce yıllık bu ortak zemini parlatıyor, halkın yolunu aydınlatıyor.
Posted by Dead FM On 22:19 0 yorum
Sundowner
Four One Five Two
2007


Şikago'nun rüzgarlı caddeleri, Lawrence Arms'ın melodikası Chris'in dost sesi.
Posted by Dead FM On 21:39 1 yorum
Pygmy Lush
Mount Hope
2008


Eylül 2008'e vardık. Ben dünyayı kurtarmak için gereken ilhamı seslerde ve sözlerde aramaya devam ediyorum. Büyük görevim için ihtiyacım olan ilahi bütünlüğün peşinde olduğum; benliğimin birliği aradığı ve huzurunu bulamadığı bu gece, elimden düşmeyen kahve bardağının refakatçisi sigara. Bir süperkahramanın standartları için fazla alışıldık ve sıradan bir ikili -daha iyi önerisi olan birileri varsa, dinlemek isterim-. İçtim ikisini de ve sokağa atıldım, aceleyle. [İstanbul bugünlerde yeniden soğumaya başladı] Yavaş ve sarsak adımlarla, serseri güzeli edasıyla burna doğru yürüdüm.

Kulağımda ve kalbimde Pygmy Lush'u yoğuruyorum dinleyedururken. Tozlu banta kaydettiğin sesin ve gitarın telleri üzerinde kayan parmakların büyülüyor beni. Hayatın üzerindeki tüm büyü perdelerini kaldırmak için çaba sarfederim çoklukla ama görüyorum: benim de kimi zaman böylesi numaralara ihtiyacım var. Pygmy Lush çaldıkça, oturduğum kayalıkların çok ötesine demirlemiş şilepleri seyrediyorum -şaşı bir kedi sırnaşıyor, onu mıncırıyorum. Vay anasını, ben bu grubu hakikaten de çok seviyorum.
Posted by Dead FM On 13:29 0 yorum
Lullaby For The Working Class
I Never Even Asked For Light
1997


BarNone kadrosunun incisi LFTWC, Cursive'in akraba gruplarından. Cursive'in ilk iki albümüne deli gibi sardığım 2004'ü 2005 geçe suları dinlemiştim Ted Stevens'ın önderlik ettiği bu grubu ilk defa; bayadır da dinlemiyordum diyebilirim. Ted Stevens, Cursive'in gitaristidir. Aslında bu adamın sesini, Cursive'in esas adamı Tim Kasher'dan daha çok seviyorum diyebilirim. Ted, sen uykuya dalarken sana masal anlatan abi iken Tim, dırdır edip başını şişiren tipin teki.

Banjo sesleri güzel kılıyor bu albümü. Hypnotist, Show me... ve In Honor of my Stumbling'e dikkat..
Posted by Dead FM On 23:17 1 yorum
Pygmy Lush
Bitter River
2007

download

Şarkılar ve albümlerin doğurduğu hissiyatı imgelerle betimlemeye çalıştığımda kurmak durumunda kaldığım bağlantıların tamamının; düşünce ve hayal evrenimin beslendiği, birebir tecrübe edilerek görsel hafızama kazınmış resimler ile bir düşünsel inşa düzeyinde kalan Batı dünyası merkezli kültürel girdiler kaynaklı olması şaşılacak bir durum değil -ancak bu evreni besleyen damarlar söz konusu olduğunda bir içerik değişimi yaşanmasının yakan gerekliliğini, daha önce hiç bir zaman olmadığı kadar şiddetli hissediyorum.

Bugün sizi tanıştırmayı düşündüğüm grubun Amerikan halk müziği ile screamo etkileşimli müziği tenimi yakıyor bir kaç haftadır. Günün aydınlığını, beynimi delip geçen punk rock'a ayırdım; gecelerime ise Pygmy Lush geliyor, ağır ağır. Hasta olduğun vakit, hassaslaşır ya vücudunun her noktası, olanca gücüyle hissedersin derinin üzerine uygulanan en ufak baskıyı dahi. Pygmy Lush, beynimi hissettiriyor bana.

Bunun neye benzer bir his olduğunu sana anlatmaya kalksam; hayaletli tepelerden girerim konuya, yaşadığım apartman dairesinin soluk sonbahar manzarasından çıkarım. Belki araya Amerikan filmlerinden bir sahne sıkıştırırım. Batı'nın 'Vahşi' günlerinden yadigar bir hayalet kasabanın ortasında rüzgarla savrulan saman topakları gelir aklıma. Viskiye sarılmış halde bir köşeye sinmiş, köşenin karanlığında sızmış ayyaşlar..

Bu resimlerle anlatmak istemezdim Pygmy Lush'ın müziğini. Beni rahatsız ediyorlar. Neden istemediğimi ve rahatsız ettiklerini ise, rica ediyorum, ikimiz de biraz düşünelim..
Posted by Dead FM On 21:53 0 yorum
Shh... This Is A Library
S/T
2007

download

Owen'ın tıpkısı bir uyku müziği. Brent ismindeki çocuk uğraşmış, 50 kopya hazırlamış -hepsinin kapağı farklı resmedilmiş. Fonda, başlangıçtan sona değin kendini tekrar eden ton, albümü rüyakar yapıyor. Sunrise Highway net bir şarkı. İyi dinlemeler.
Posted by Dead FM On 10:56 0 yorum

Ruhi Su
Sabahın Sahibi Var
1977


Sabahın Sahibi Var'ı, ergenliğini şiddet dolu yaşıyor olan bir delikanlıya dinletmek var. Mahsus Mahal'i Ahmet Kaya'dan değil; önce Ruhi Su'nun bağlamasından, Ruhi Dede'nin korosundan dinlemek var. Ölmek var, ölmek var. Bazısı Mayıs, bazısı Eylül'de ölür; bir de Haziran'da ölmek var. Türkiye halk müziğinin mihenk taşı bu albümü arkadaşlarımla paylaşıyorum. Sabahın bir sahibi var canlar.
Posted by Dead FM On 02:47 3 yorum

Black Flag / Dirty Projectors
Damaged / Rise Above
1981 / 2007

download
download


Dirty Projectors'ın bu albümünü yalnız başına vermem, Damaged'dan haberi olmayan insanlar için pek de bir anlam ifade etmeyecek bir durum teşkil edecekti. Bir ay kadar oluyor bu DP albümünün varlığından haberim olalı. Nedir bu albüm; şöyle bir şey: DP mahlasını kullanan Dave Longstreth adlı bu müzisyen Black Flag'in klasik albümü Damaged'ı hafızasının tozlu çekmecelerinden çıkararak, şarkıları, hatrında kaldığı kadarıyla, olabildiğine bükerek yeniden yazıyor. Güzel şey. Benim oldukça ilgimi çekmişti zira Damaged'ı çok severim. Herifin sesine katlanmak zor olabilir, Antoni gibi sesi var, ya seversin, ya 'bu ne be' dersin sanırım. Damaged'ı tanımayanlar için de fena bir deneyim olmayabilir Rise Above'u dinlemek çünkü fikir/yapılan iş özgün. Bir deneyin bakalım.
free counters

Takip Edenler

Etiketler

Hakkında