Wipers'dan Lagwagon'a uzanan keyfi bir liste üzerinden, uzunca bir süredir neredeyse yalnızca 'eskileri' dinliyorum. İçinden geçtiğim gayrınizami harp sürecinde başvurmak durumunda kaldığım kişisel manada hiç de konvansiyonel olmayan teknik ve taktiksel yönelimlerin yoğun baskısına kendiliğinden gelen bir cevap; belki de bir kök ve benlik hatırlaması şeklinde açıklanabilecek bir cevap bu. Yeni işler heyecanlandırıyor heyecanlandırmasına ama onlara uzanıp kavrama isteğim köreldi bu tuhaf süreç dahilinde ve içerdiği, iliklere işlercesine hissettirdiği 'yol ayrımı' bilincine karşılık düşecek biçimde. Ve fakat güzel sesler paylaşmak isteğim sönmedi. İlk olarak kulağıma geçtiğimiz yaz ulaşan Things We've Grown..'u turuncu yanan bu kora istinaden yerleştiriyorum Dead FM'e.

Şeklen Nada Surf ile Circa Survive'ın arasında duruyorlar -ancak ikisinden de çok daha melodik. Efekt bombardımanı yok ancak masabaşı hamallığından büyük ölçüde azade şekilde -ancak lo-fi değil- sonsuz karanlık uzayda sonsuz hızda dolanma hissiyatı yaratabiliyorlar bazı şarkılarda (Real Time). Albüm düşmüyor; yavaşladığı segmentlerde dahi yoğun gitar yahut çok keskin olmasa da sınırları belli ve kısa bridge bölümlerini takip eden bölümler giriyor araya. Temiz ve iki-üç şarkısıyla akılda kalan bi iş --yahu böyle ciddi görünen kritikler yazmak da pek keyifsizmiş--. Bayağı bir süredir bağımsız ve göreli yumuşak rock sınıfına sokulabilecek şeyler paylaşmıyordum; ufak bir değişiklik olsun bari. 

Oldukça tehlikeli bir kayıt paylaşıyorum. Bielefeldli 125, Rue Montmarte'nin (acayip sağlam ve yerlerde sürükleyen bir '90lar etkileşimli emo ekibi) ardılı niteliğindeki Rockoutfit'in '03te bastığı ilk ve tek işi. Bilgisayar-başında süslenmiş, lo-filığı baki kalmış, yine '90lı yılların ortasından uçup gelen vokallerin toza bulanmış bir cila çektiği; gayet post-punkçıl davul ritmlerinin üzerine çok kaliteli, bütünlüklü ve karanlık bir demo bu. Fazlasıyla kıyıda köşede kalmış -yazık etmeyelim.

Tigers Jaw - Tigers Jaw (2008)

Posted by Dead FM On 01:04 0 yorum
Aylarını tatile ayırma lüksü bulunan gençlerin ıslak yaz rüyası bu albüm -küçümsüyorum sanılmasın; bahsettiğim gençler, elbette, iskele kıyısında o kızı ve yıldızları ve ucundan da olsa hayatı düşünüyor olanlar. Acayip; genç Weezer'i dinliyormuş hissi alıyor insan. Aslına bakarsan, Tiger's Jaw'un çocukları da çok 'küçük' henüz -on sekiz civarı yaşlardalar (bu manada, biraz da Squirrel Bait'e benzemiyor değiller).

Klavyeden kaynaklı yumuşak pop temaslarından yer yer, doksanlı yılların emo sesi ile 'alternatif rock'ın kesiştiği yerlere uzanabilen çok geniş bir skaladaki tonların uyumunu bu kadar güzel yakalayabilmiş olmalarına şaşırıyorsun. Elmas bir kayıt sahiden.
Şu 'org ekibinden çıkan; 2000'ler Amerikan punk'ının önemli bir damarını tanımlamak için kullanılagelen 'sakal-rock' tanımını seviyorum. Genelde bu sakal-rock; kırçıl vokaller, sıklıkla melodik olmaktan uzak punk gitarlar ve biranın kendine has bileşiminden meydana geliyor. Castevet, bir anlamda -pnewsorg'dan Brian'ın dediği gibi sakalcı grup. Vokaller Latterman türünden. Fakat geri kalan öğeler bütünüyle farklı. Castevet; 80'lerin ikinci yarısında, onyıl başı hardcore'unun evrilerek doğurduğu iki akım olan Jawbox çizgisindeki (yer yer math rock'la dirsek teması içinde olan) 'post-hardcore' ile, öncülünün yapısal basitliğini koruyarak duygusal manada çok farklı dünyalara yol alan birinci akım emo'nun ortasında bir yerde duruyor. Çift gitar, düz bir yapı, 90'lar sesinde gitarlar. Nasıl etiketlendireceğimi bilemiyorum. Cap'n Jazz ile Latterman arası bir yer işte. Geçenlerde de ilk uzunçalarları olan 'Summer Fences'i çıkardılar. Biraz daha sindireyim onu; paylaşacağım.
Look Mexico tarzı düttürü Deep Elm gitarları gırtlak yakan, yuva yıkan bir insan sesiyle birleştiğinde böyle muazzam bir albüm ortaya çıkıyor. Etkiler ve öykünmeler bariz; ortaya çıkan iş orjinal. Elmas..

Far Apart - Hazel 7'' (1997)

Posted by Dead FM On 13:51 0 yorum
İsveç'in ölü gruplar mezarlığında unutulmuş bir elmastır Far Apart. Üç şarkılık bu kısacık kayıtları, 90'ların ortasının bütün belli başlı hardcore-sonrası akımlarının etkilerini öylesine güzel bir biçimde biraraya getirmiştir ki, dinlediğimde şaşırmadan edememiştim. Müthiş bir olgunlukta çalınmış üç şarkı. Overdrive'da çok net Jawbox/Fugazi dinliyorsunuz. Dartmouth güzel bir Drive Like Jehu şarkısı. Hazel ise gerçek bir pop-emo klasiği. Bu blogda indirmenizi tavsiye edebileceğim tek kayıt varsa; o da budur.

Rollkicker Laydown - 7'' (1993)

Posted by Dead FM On 13:12 0 yorum
1980'lerin ikinci yarısından iki binlere taşınan, Jawbox ve Burning Airlines damarından post-hardcore'un ve J Robbins'in müzisyenliğinin Government Issue sonrası ilk döneminin kısacık bir özeti niteliğinde bir yedi inçliktir Rollkicker Laydown'ın 1993'te basılmış bu tek işi. İki şarkı da müthiş güçlü; davuldaki Moffet ve Robbins'in bası yer yer adam dövüyor.
Posted by Dead FM On 10:25 2 yorum
Cursive
Burst and Bloom EP
2001


Yalan söylemiş olmayayım; Tim Kasher'in sesiyle bir derdim hiç olmadı fakat Cursive'in şarkılarının etrafında döndüğü umutsuzluk/hayal kırıklığı/kaybeden adam temalarının kendisi tarafından formüle ediliş biçimine kimi zaman tahammül edemiyorum -neyse ki ana dilim İngilizce değil ve böylece istediğim zaman şarkı sözlerini yoksayma gibi bir lükse sahibim. Burst and Bloom, Cursive diskografisinin harika üçlüsününden biri. En beğendiğim albümleri olan 2000 tarihli Domestica'nın ardılı ve çoğu kimsenin en beğendiği Cursive işi olan 2003 çıkışlı The Ugly Organ'ın öncülü. Ugly Organ'ın çıkışından sonra gruptan ayrılacak olan çellist Cohn'un Cursive'deki ilk kayıtları da bu EP'de yeralıyor. Oldukça güçlü ve sağlam bir kayıt bu.. Bir de, 'The Great Decay' ve 'Mothership...'in girişlerinin Emogame'in başlarında döndüğü bilgisini ekleyeyim.
Posted by Dead FM On 22:12 0 yorum
Good Luck
Into Lake Griffy
2008


Albümün sesini tanımlamak için 'Plan-It-X tarzı' dersem hata etmiş olmam. '90lı yılların ikinci yarısından bu yana Amerika punk'ının kimi en özgün gruplarına ev sahipliği yapmış bu label'ın son yıllarına damgasını vuran 'folk punk' ekiplerine özgü neşeli ve melankolik, temiz ve basit ses Good Luck'a da sirayet etmiş. Çok güçlü bassline'lar üzerinde, yine label'ın gruplarının pek çoğunda görülebilecek türden bağırtkan ve umutlu vokaller işlenmiş. Herneyse, çok uykum var, kulağımda çılgın atarlı müziklerle uyuyacağım..
Posted by Dead FM On 21:28 0 yorum
True Widow
True Widow
2008


Slowride'ı gözümde farklı kılan unsurlardan biri, Deep Elm kataloğuna kattıkları kavurucu çöl sıcağı ise bir diğeri, kuşku yok ki, Dan Phillips'in sesiydi. Bu adamın sesi, müziğin -kendilerinden pek de haz etmediğimi itiraf etmem gereken Nick Cave, Tom Waits gibi yalnız ve viskici adamlarının seslerinde rastlayabileceğiniz, doğru koşullar altında dinlenilmediği takdirde irite edecek olan baygın tınıya sahip. Slowride'ın otoyolda 220 km/s süratine yaraşır şarkılarında bile bu tınıyı farketmek mümkündü.

Dan Phillips'in Slowride'ın dağılmasının ardından müzikle uğraşmaya devam edip etmeyeceğini merak ediyordum. Geride bıraktığımız senenin ilk yarısında True Widow'u kurmuş olduğunun haberi, senenin son çeyreğinde ise ilk kayıtları geçti elime. Kısır sayılabilecek bir senenin en sevdiğim bir kaç albümünden olan bu işinde Dan ve yeni ekibi beynimi müthiş ağır bir tempoda eritiyorlar. Bizimkinin sesi ve gitarı, shoegazecil sisli bir atmosfere stoner kafası ekliyor.

Sabah akşam dinleyip kafa olasınız diye yüklemiyorum da; siz de bilirsiniz, True Widow'unki gibi sesler, kafanda patlayan onca düşüncenin yarattığı uğultunun seni bütünüyle ele geçirmesi önler; geçmişte bıraktığın hayatının ufukta kaybolan karanlığından sana doğru seslenen kimi hislerin uzakta bir yerlerde hala yaşıyor olduğunu hatırlatır: Bunun adı da nostaljidir -kötüdür esasen de, duruma göre, nadiren ferahlatıcı bile olabilir.


Posted by Dead FM On 15:58 0 yorum
LaSalle
Pretty World
2008


Michigan/Amerika'nın güzel gruplarından (işleri No Idea ve Lookout!'tan çıkmıştı) Small Brown Bike'ın ardılı LaSalle, ikinci albümü Pretty World'u geçtiğimiz aylarda, hemşerileri küçük bir label'dan çıkardı. LaSalle'ın sesi, hal-i hazırda SBB ile tanışıklığı olanlara yabancı gelmeyecek türden; nitekim vokal ve davullar aynı elden çıkma. Üzerine; vokaldeki Mike'ın eşi Katy bass'ların başına geçmiş. Tanıtma işini kolaylaştırmak adına Small Brown Bike ile kıyaslayacak olursak, Pretty World'de melodik yanın ağır bastığını söyleyebiliriz. Fakat melodik dediysem de yanlış anlaşılmasın, tıpkı öncülü gibi bu grubun işinde de 'sing-a-long' şeklinde tabir edebileceğimiz chorus kısımları yok ve albümün geneline, Mike'ın önceki grubundaki gibi bulutlu bir hava ve ağır bir tempo hakim. 21st Century gibi albümden kopuk bir şarkı ve Postal Service hissi veren Task Analysis dışında sağlam bir albüm.
Posted by Dead FM On 19:00 0 yorum
Chris Wollard, Mike Hale
Split EP
2007


Mike Hale'i tanımam ancak Chris Wollard, siz de bileceksinizdir, Hot Water Music ve The Draft'in adamı. Wollard HWM-sonrasında güzel işler çıkarıyor. Şu günlerde de yeni grubu "Chris Wollard and the Ship Thieves" ile ilk albümünü sunuyor. Yeni indirdim; beğenirsem onu da bilahare paylaşırım.

A-tarafı Hale'in dikkate şayan sesi + gitar + yaylı birleşiminden müteşekkil. B-tarafında Wollard'ın kıtır sesinin üstüne oynak bir power pop/country karışımı var: No Exception. Yaz aylarının sonundan bu yana aralıklarla ve sıkça dinliyorum.

Aşağıda ise, Wollard ve ekibinin iki hafta önceki The Fest 7'daki No Exception performansı:


Posted by Dead FM On 02:24 0 yorum
Sleepercar
West Texas
2008


Yaz aylarının çoğu gününde bu albüm bana yarenlik etti. Müthiş bir albüm mü? Bence değil. Spartakist Jim Ward'ın ta At The Drive-In zamanlarından bu yana yazıyor olduğu güftelerin, organize ediyor olduğu bestelerin düzenlenerek bir araya getirilmiş hali Sleepercar; az çok. Çoğu şarkının uzunca bir geçmişi var -2000'e kadar uzanıyor.

Jim Ward'ın sesini ve L harfini kendine özgü bir biçimde inceltmesini çok severim. Sleepercar'ın 'Sound The Alarm' ve albümün bütününe düzensiz olarak yayılmış kimi kısımlar haricinde vasatın çok da üzerinde bir orjinallik taşımadığını söyleyebileceğim şarkılarını dinleten sanırım bu oldu. 2008'in hatırlayacağım albümlerinden..
Posted by Dead FM On 13:47 0 yorum
Boys Life
Departures & Landfalls
1996


Amerikan ortabatısından çıkmış en güzel albümlerden biridir 'Departures & Landfalls'. Kansas City'nin göbeği ve etrafındaki bölgeye has 'Midwest Emo' sesinin belirleyici işlerinden biri bu. Prodüksiyon koltuğunda acayip bir isim var: Bob Weston. Nereden hatırlayacaksınız Weston'ı: SST'nin ağır toplarından Volcano Suns'ta bas çalıyordu. Ardından Albini'nin Shellac'ına katıldı ve 1980lerin sonlarından itibaren Steve Albini ile birlikte acayip albümlerin üretim sürecine katkıda bulundular (June of 44, Archers of Loaf, Sebadoh albümleri). Neyse Bob Weston'a kaydı konu -unutmadan bir de şunu ekleyelim, 2000'lerin başında bir araya gelen efsane dostlar Mission of Burma'da çalıyor halen Weston- Prodüksiyonla ilgili diyeceğim şu ki: Müthiş içten bir albümdür bu; vokaller gider kimi yerlerde, neredeyse duyulmaz hale gelir fakat lo-fi bir kayıt da değildir: Güzel ayar.

Bölge sesine has, davul gitar atakları ve sürekli değişen bir dinamik var. Calendar Year, Twenty Four of Twenty Five ve Fire Engine Red nefistir. Grup elemanlarından biri, Boys Life öldükten sonra yine acayip sevdiğim bir grup olan Lullaby For The Working Class'e katılmıştı. Hazır böyle bir bağlantı bulmuşken, yükleyeceğim sıradaki albümün bir 'Lullaby For...' işi olduğunu söyleyeyim bari.
Posted by Dead FM On 17:10 1 yorum
Texas Is The Reason
Do You Know Who You Are?
1996

download

İkinci nesil emo kültünün en önemli örneklerinden biri olarak adlandırılabilecek Texas Is The Reason'ın bu ilk-tek uzunçalarını paylaşmak isterim. Bu vesileyle, aynı dönemin eserlerinden bazılarını bir seri halinde yüklemeyi planlıyorum.

Hazreti Ray Cappo'nun Revelation Records camiasının göbeğinden (Shelter) çıkmış bu arkadaşların bulaştıkları işe, kelimenin tam da o şemsiye anlamı ile 'post-hardcore' demek uygun kaçar sanırım. O dönem patlıyor olan Sunny Day Real Estate-vari gitar tarzına yakın bir albüm bu. Albümün tracklist'indeki sıra, vokalist Klahn'ın hoşuna gitmemişti sanırım -bir kaç sene önce okuduğum bir röportajlarından aklımda kalan bu olmuş. Nickel Wound ve 'albüme adını veren' enstrumental şarkı pek fenadır; dinleyelim.

Texas Is The Reason projesinin ardından grup üyeleri yollarına Onelinedrawing, Jets to Brazil, Chamberlain, New End Original gibi kaliteli ekiplerle devam etti.
Posted by Dead FM On 14:29 0 yorum
Titus Andronicus
The Airing of Grievances
2008


Pitchfork ve benzeri sitelerde gözden geçirilen albümlerle pek alakam olmuyor çoğu zaman. Olduğu zamanların büyük çoğunluğu ise arkadaş tavsiyeleri vasıtasıyla gerçekleşen tanışıklıklar oluyor bunlar. Düşük kalite kayıtları severim. Üzerine, gürültülü gitarlar bindirilimişse, daha da hoşuma gider. Böyle güzel bir albüm Airing of Grievances. Ha bu arada, İstanbul-İzmir karayolunda mıydık albümün adının ne anlama geldiğini tartışırken? Tahmin ettiğimiz gibiymiş.
Posted by Dead FM On 21:29 0 yorum
My Dad VS Yours
After Winter Must Come Spring
2006

download

Appleseed Cast'ten Kilgore Trout çalıyordu; ardından önümdeki biralara yumulmuştum ki, bu grubun sesiyle kendime geldim. DJ söyledi isimlerini. Bir kaç ay önce oluyor bu..
Posted by Dead FM On 13:27 3 yorum
Chamberlain
Fate's Got A Driver
1996

download

ilki 96 ve ardılı 98'de olmak üzere harika iki stüdyo albümü kaydederek dağılmış bir grup Chamberlain. İlk albümleri olan Fate's Got A Driver, grubu, 90'ların ikinci yarısında esen ikinci dalga emo rüzgarının Weezer, SDRE, Knapsack, Christie Front Drive gibi akla ilk gelen örnekleri arasına sokuyor. Surrendering The Ghost ve Yellow Like Gold yürek kanırtan şarkılar.
Posted by Dead FM On 23:19 2 yorum
Beat Union
Disconnected
2008

download

Böyle oynak albümler paylaşmıyorum pek değil mi? Beat Union, Warped Tour 2008'in İngiltere kontenjanını dolduran isimlerden. Grup logosundaki The Who etkileşimine, sözlerdeki yavanlığa, gitardaki civelekliğe dikkat.
Posted by Dead FM On 12:00 0 yorum
Algernon Cadwallader
Some Kind of Cadwallader
2008

download
free counters

Takip Edenler

Etiketler

Hakkında